Follow by Email

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

29 Haziran 2009 Pazartesi

Çin izlenimlerim

Milliyet Ege köşe yazarı Feyzi Hepşenkal’ın Japonca’ya merak saldığını öğrenince iş yine bize düştü. Bu saatten sonra Çince öğrenemeyeceğimize göre Çin’de yayınlanan İngilizce gazetelere ve haber sitelerine yöneldik. Bakalım İzmirlilerin ünlü Çin açılımı Uzakdoğu’da nasıl algılanmış diye. Başlığa bakarak benim de Çin’de olduğum gibi bir yanlış fikre kapılmayın bu arada.
Daha arama bir, gol bir...
http://www.changai.cultural-china.com/ adlı sitede, 19 Mayıs 2009 tarihli bir haber var. Çin’e giden İzmir valisi ve maiyetinin fotoğrafı ile birlikte.
Haber şöyle kaleme alınmış!
“İzmir Belediye Başkanı Sait Topoğlu ile birlikte kentimizi ziyaret eden Türk heyeti, EXPO alanını gezip bilgi aldı. Belediye Başkanı Topoğlu 2010 EXPO’sunun açılış törenlerine katılmak niyetinde olduğunu söyledi.”
Neyse Çinliler en azından oğlu tamlamasını yakalamışlar. Ha Kocaoğlu, ha Topoğlu...
Yarın öbürgün İzmir’e gelip “Biz belediye başkanı olarak Topoğlu’nu tanırız. Kocaoğlu da kim?” demesinler de...
İzmir’in valisi fotoğrafta var ama haberde valiyi kazıyan yok.
Daha ziyarete giden Türk grubunun kim olduğundan habersiz Çinliler ile ekonomik ilişkileri geliştirip, İzmir’i nasıl uçuracağız, pek anlayamadım.China Daily gazetesinde de Abdullah Gül’ün karşılanması haberi var. Gül’ün yaptığı açıklamalara yer verilmiş ve bundan sonra ziyaret edeceği kentler de sıralanmış. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’ndan bir satır yok yine.Bu elin Çinlileri gerçekten haksızlık ediyorlar benim şehr-i eminime... Adam saatlerce uçuyor, Çin’e gidip İzmir’i tanıtıyor, onlar başkanımın çektiği bu eziyete karşılık bir kelime laf etmiyorlar. Olmaz yani...
Sayın Başkanım... Siz bu Çinlileri Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne şikayet edin.
Tamam, kükremeyin sayın başkanım. Nasıl yani Çinliler Avrupalı değil mi? Özür dileriz yanlış yapmışız. Ancak biz de Kültürpark çalışanı değiliz ki, bizi böyle uluorta haşlıyorsunuz...
Laf Uzakdoğu’dan açılmışken iki yıl önceki Tayland turunu atlamamak gerekiyor. O ne turdu öyle. EXPO için iki Taylandlı delege bulunacak diye Tayland’ın altını üstüne getirmişti Türk heyeti. Taylandlılar bekliyorlardır şimdi. “Ya bu İzmir bir daha aday olsa da yeniden gelseler buralara. Onların harcamalarıyla bir yıllık bütçe açığımızı kapatmıştık vallahi” diye düşünüyorlardır.
Sahi, ne oldu EXPO işi?
Bir gelişme var mı?
Yeniden aday mıyız?
EXPO hesapları kontrol edildi mi?
Benim bir fikrim var. Gerçi çok kaale alacağınızı sanmıyorum ya... İzmir’in ve İzmir basınının yeni bir geyiğe ihtiyacı var. Siz, siz olun, alternatif bir yarışma bulun bu kent için... İki yıl idare edeceğinizden adım gibi eminim.
Bir iki öneri yapayım bu sütundan.
Amerikalıların yürüyüşe en uygun kentler yarışması var. Ya da tarihi dokunun en iyi korunduğu kentler yarışması.“Yok bunlar bizi kesmez” diyorsanız, 2140 olimpiyatlarına ev sahipliği yapmak için hazırlanabiliriz. Daha 131 yıl var nasıl olsa.
Bizden sonraki kuşaklara da bir olimpiyat geyiği armağan etmiş oluruz. İnsanın elinde geleceğe dair armağan edilecek çok şey olmayınca...

YENİGÜN 29 - 06 - 2009

26 Haziran 2009 Cuma

Kocaoğlu olmadan asla

Bugün yazı yazmakta zorlanacağım gibi. Yoksa, “Kocaoğlu’nun Çin ziyareti nedeniyle 10 gün kapalıyız” ibaresi mi koydursam.Neyse o zaman değişik konular üzerine notlar kaleme alayım da “Süleyman neden yazmadı” denmesin.Ancak şu gerçeğin de altını çizmek gerekiyor. Kocaoğlu olmasa ben ne yapacağım. Kendimi büyük boşlukta hissedeceğim gibi. Kendime sürekli yazıp çizecek yeni politik figürler bulmak zorundayım.

NOT 1 : Milliyet Ege Gazetesi köşe yazarı Feyzi Hepşenkal, Volos yazım üzerinden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu üzerinde denemeler yapmış. Sevgili Feyzi, ben Yunanca okuyabildiğim için Kocaoğlu’nun Yunanistan gezisi üzerine belge ve bilgi topladım. Şimdi kendileri Çin’de. Lütfen sen de Çince öğren. Kocaoğlu’nun Çin gezisine Çin kamuoyunun yaklaşımını öğrenelim.

NOT 2 : Volos ziyaretinin asıl organizatörü CHP İzmir İl Başkanı Rıfat Nalbantoğlu’nun tebliğine ulaştım. Tabii ki resmi siteden indirerek... Hem de İngilizce. Ancak bu kadar önemli bir tebliği İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin İzmir kamuoyuna sunmamasını yadırgadığımı şahsen bildirmek isterim.

NOT 3 : Pazartesi akşamı saat 18.00’de yapılan CHP İzmir il yönetiminde hayli tartışmalı dakikalar yaşanmış. Bir il yöneticisi ile il başkanının hararetli konuşmaları 100 dereceyi aşınca, devreye diğer il yöneticileri girmek zorunda kalmış, Sorunun üzerine soğuk su dökülerek olası bir kick box denemesi engellenmiş.

NOT 4 : Ege mason listesi elime ulaşınca bilmediğim isimleri şöyle bir taradım Google’dan. Çoğu okumuş, prof bile olmuş isimler. Ancak benim dikkatimi çeken nokta bu isimlerin yüzde 60’ının Ege ilavelerinin birinde yazı yazan bir ismin köşesinde yayınlanmaları oldu.

NOT 5 : Hasan yine Yunanilere bindirmiş. Hem de Midilli Valisi’nin üzerinden. Midilli Valisi Pavlos Vogiatzis Türk dostu bir politikacıdır. Teyzesi de Bornova’da yaşar. Yanlış anlama uzmanı Hasan Tahsin bu konuyu da ters okumuş sanırım. Pavlos bugün Hilton Oteli’nde Türklere Midilli Adası’nı tanıtacak. Bana göre Yunanistan’da gitmeye değer önemli adalardan biri Midilli. Hasan bir taraftan bindiriyor da, Eylül ayında Ekrem Demirtaş’ın daveti ile Girit’e gideceğini kamuoyuna ifşa etmiyor. Ben edeyim bari.

NOT 6 : İnternette, “Buca’da enteresan buluşma” başlıklı bir haber dolaşmadan ben yazayım. Önceki akşam küçük bir grup gazeteci ile birlikte Buca Belediye Başkanı Ercan Tatı ile yemek yedik. Tabii ki ilginç notlar var elimizde. Zamanı gelince açıklarız.

NOT 7 : İnternette bazı illerde yayınlanan gazeteleri okumaya çalıştım. Özellikle kente gelen ve giden valiler ile emniyet müdürleri konusundaki yorumları yakalamaya çalıştım. İzmir bu konuda özel bir yere sahip. Giden valiler ve emniyet müdürleri için ağlayıp, yeni gelenler için tek sevinen kent burası. Ancak adamlar gittikten sonra onları yerin dibine sokan da bu kent yine. Daha doğrusu İzmir’in gazetecileri bu mavradan hayli hoşlanıyorlar.

YENİGÜN 26 - 06 - 2009

24 Haziran 2009 Çarşamba

Büyükşehirde kadro hareketi

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu uzun süredir beklenen kadrolaşma hareketi için düğmeye bastı.
Çin ziyareti öncesi büyükşehir çalışanları konusunda bir rapor hazırlatan Kocaoğlu, gezi sonrası masasında olacak rapora göre hareket edecek.
Sistem şu.
Büyükşehir ve bağlı şirketlerde çalışanların emeklilik hakları gelmiş olanları listelenecek.
Şimdiye kadar yapılan çalışmada büyükşehirde 300 kişinin emeklilik haklarının geldiği ortaya çıkarıldı. Çalışmayı yapan ekip bu sayının 1000 civarında olacağını tahmin ediyor.
Çin seyahati sonrası Kocaoğlu’nun önüne konacak olan bu liste İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’nın yeniden kadrolaşmasına zemin hazırlayacak.
İddiaya göre Kocaoğlu bu listeden hatırı sayılır miktardaki ismi zorunlu emekli edecek yerlerine genç ve kendisi ile çalışabilecek personel alacak.
Kendine göre haklı olabilir Kocaoğlu.
Ancak bu operasyonun dışında başka bir gelişme de var büyükşehirde.
Özellikle Bornova’da yaşayıp çeşitli kurumlardan emekli olan bazı isimler, büyükşehirde değişik kadrolarda göreve başladılar.
Bugün itibarıyla 9 kişi olan bu isimler abah 11.00 civarında işe geliyorlar. Öğle yemeğini yedikten sonra 1.30’da tekrar görevlerine dönüyorlar. Saat 15.00 civarında da görevlerini tamamlayıp büyükşehirden ayrılıyorlar.
Güzel bir çalışma modeli değil mi?
Darısı sizin başınıza…
Umarım yeni ve genç kadrolar da bu çalışma saatlerine uymazlar.

NOT 1 : Gazeteci Erkan Alaş bir mail göndermiş oldukça ilginç: Bugün bir araştırmadan dolayı Aliağa eski Belediye Başkanı AK Partili Tansu Kaya’nın seçim döneminde açtığı kişisel web sitesi olan www.tansukaya.com adresine girdim. Girince çok şaşırdım eminim sizler de şaşıracaksınız. Siteye girince Sayın Başkan Aziz Kocaoğlu’nun kişisel web sitesi açılıyor.

NOT 2 : Ekipte bir dağılma sözkonusu. Özellikle Karabağlar’dan ilginç mailler almaya başladım. Yakında bu mailleri yayınlayacağım.

NOT 3 : CHP karışık da iktidar partisi AKP İzmir’de daha da karışık. Hasan bir iki dokunduruyor. Bakalım bu yazıların arkasından neler ortaya çıkacak. Tabii ünlü manken Ebru Akel’in annesi Nedret Akel’in her il yönetiminde olması insanı düşündürüyor. Tıpkı CHP İzmir il yönetim kurulu üyesi Yalçın Erdoğan gibi…

YENİGÜN 24 - 06 - 2009

22 Haziran 2009 Pazartesi

Tarihi açılım

İzmir Büyükşehir Belediyesi Basın Bürosu’ndan tarafıma ulaştıran ve İzmir medyasının her zamanki gibi üzerine atlamaktan çekinmediği “İzmir’in Avrupa açılımı” haberini büyük bir merakla okudum. Hatırlarsanız, Aziz Kocaoğlu, İTO Meclisi’nde metronun gecikmesi nedeniyle gündeme gelen bir soruya, “Gecikti ise, ağlayıp gözlerimi feda edemem” tespitinde bulunmuştu.
Ben ise kendi gözlerimi feda ederek internetten Yunan gazetelerini günlük olarak taradım. Bakalım suyun öbür tarafında belediye başkanımızın bu tarihi açılımı için kim, ne kelam etmiş, ne yorumda bulunmuş diye. Volos’un iki önemli yerel gazetesi var.
Biri Taxidromos Volou yani Volos Postası, diğeri ise Thesselia.
Thesselia’da bir satır haber yok. Volos Postası’nda ise küçük bir haber olarak geçiştirilmiş ziyaret… “Volos’ta Türk-Yunan İlişkileri” başlığı altında… Hem de onlarca yanlışla… Kocaoğlu’nun 33 ilçe belediyesi ve 58 belde belediyesinin üzerinde büyükşehir belediye başkanı olduğu yazılmış haberde. Gazete ayrıca Volos Belediye Başkanı Alekos Vulgaris ve maiyetinin Eylül ayında İzmir’e geleceğini de not etmiş. (Kaynak: Taxydromos tou Volou. 20 Haziran Cumartesi, sayfa 4)
Bu duruma fena halde içerledim!
“Yerel gazeteler bir şeyden anlamıyorlar. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’nın yaptığı tarihi açılımı kavramaktan uzak, köylü adam bunlar” diye düşündüm. Bölgenin, en büyük gazetesine başvurdum: Makedonia-Thessaloniki.
Hayret… Orada ise hiç çıt yok…
Sonunda karar verdim. Bu Yunanlılar’dan adam olmaz. Hasan Tahsin bu bakış açımdan memnun kalacaktır mutlaka. Sen kalk, koskoca İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun kentlerine yaptığı ziyarete ve ortaya koyduğu tarihi Avrupa açılımına gözlerini kapa… Vallahi, böyle bir toplantıya İTO Başkanı Ekrem Demirtaş gitmiş olsaydı, Yunan ulusal medyası çarşaf çarşaf yayınlardı haberi.
Ayrıca Aziz Kocaoğlu’nun bu toplantıya kimlerin isteği ve desteği ile hangi seviyede katıldığını ayrıca merak ediyorum.
Hazır internette dolaşırken bu toplantıyı düzenleyen Avrupa Birliği Stratejik Planlama Örgütü’nün web sitesine uğradım. Site, İngilizce ve Yunanca…
Volos’taki forumun resmi adı ise Güneydoğu Avrupa ülkeleri yerel yönetim ağı.
Bu toplantıya katılan ülkeleri üç ayrı kategoride değerlendirmişler.
Birinci Grup: Güneydoğu Avrupa Bölgesi içerisinde yer alan ülkeler: Arnavutluk, Avusturya, Bosna – Hersek, Bulgaristan, Romanya, Hırvatistan, Kıbrıs, Makedonya, Yunanistan, Macaristan, Sırbistan, Karadağ, Slovakya, Slovenya, Moldova…
İkinci grup: Güneydoğu Avrupa Bölgesi içine dâhil edilebilecek ülkeler: İtalya ve Ukrayna.
Üçüncü Grup: Avrupa Birliği Stratejik Planlama Örgütü ile bilimsel ilişkiler geliştiren ülkeler: Rusya ve Türkiye…
AB ile müzakerede olan Türkiye’nin nerede olduğunu gördünüz. Yorumu size ait…

NOT 1: 150 bin nüfuslu Volos ile ikili ilişkileri geliştirmeyi bırakın da, İzmir’e çok benzeyen Selanik ile olan kardeş kent işine eğilin. O konu 4 yıldır sizin yüzünüzden sürüncemede…

NOT 2: Toplantıda tebliğ sunan CHP İzmir İl Başkanı Nalbantoğlu’nun konuşma metnini edinmek isterim. Orada da üzerinde zıplamaya elverişli şeylere rastlarız.

NOT 3: Daha önce yazdığım yazılardan birine Burhan Özfatura’nın gelininin Büyükşehir özel kaleminde çalışacağına dair bir yorum yazılmıştı. Yorumun yanlış olmadığı ancak yerin hatalı olduğu bilgisi ulaştı elime. Özfatura’nın gelini Adnan Saygun Kültür Merkezi’nde göreve başlamış.

YENİGÜN 22 - 06 - 2009

19 Haziran 2009 Cuma

Baykal’ın tavrı

Karabağlar’daki Metropolitan Aktivite Merkezi konusu bir rapor halinde CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’a sunulmuş.
Baykal rapora şöyle bir bakmış ve şunları söylemiş: “Beni işim başımdan aşkın. Türkiye’nin geleceğini tartışıyorum. Böyle sorunlarla beni meşgul etmeyin. İzmir’de böyle şeyler oluyorsa, devreye girin ve önleyin.”
Raporu verenler bu raporun kopyasının gazetecilerde de olduğunu söylediklerin de, “İyi ya, gazeteciler kaleme alsın. Olay ortaya çıksın” demiş.
Metropolitan Aktivite Merkezi konusu Karabağlar Belediyesi’nin imar komisyonuna geldi. Komisyon üyelerinin büyük bölümünü tanırım. Kadir Sinan’ı ise çok daha iyi tanırım. Karabağlar ve Konak’tan belediye başkan adayı olmuş, bir önceki dönem milletvekilliğine adaylığını koymuş eski parti yöneticisinin bu konu hakkında nasıl bir tavır sergileyeceğini merak ediyorum açıkçası.
Bu merkez için DSİ ve İSZU’dan alınacak görüşler de ayrı önem taşıyor. Ekolojik yapının değişim gösterdiği bu dönemde derelerin üstünü kapatmak sel felaketlerine zemin hazırlamaktan ileri gitmez. İZSU’nun genel bakışı da derelerin üzerlerinin kapatılmaması yönünde... Ancak bazıları devreye girip, bu bakışı değiştirmek için adım atabilir.
Onları da izliyoruz.
Kocaoğlu’nun attığı tüm adımlar nedense mahkeme kapılarından geri dönüyor. Bunlardan biri de Basmane’deki çukur. Yargıya giden kurum ise İzmir Valiliği. İzmir Valisi Cahit Kıraç göreve başladığından itibaren büyükşehir aleyhine bir tek dava açılmamıştı. Bu dava gösteriyor ki, Basmane çukurundaki yasal sorunlar bizim bildiğimizin de ötesinde. Aynı süreç Çankaya’daki gökdelende de yaşanacak gibi... Çakmur’un daha önce kendisine yakın bazı meclis üyeleri ile Çankaya gökdelenini savundukları gerekçesiyle ilişkisini kestiğini de göz ardı etmemek gerekiyor.

NOT 1: Konak eski Belediye Başkanı, gazeteci, köşe yazarı Erdal İzgi (Acaba başka unvanı var mıydı? Bu Konaklılar böyle, vagon gibi unvanları var) Ahmet Sarışın’ın yaptırdığı jakuziyi eleştirmesine rağmen sökmediği yönündeki tespitime alınmış. “Yoğurt alacak param bile yoktu. Koskoca jakuziyi nasıl söktürecektim” dedi. Ben de “Keşke bunu yazsaydın, okurduk” dedim. Erdal İzgi’nin köşe yazısını okumama şansı yok ki. Hangi siteyi açsan karşında Erdal İzgi…

NOT 2: Çok yakında Seyrek civarında bir esnaf üniversitesi kurulacakmış! Bu bilgiyi bana verenin ismini şimdilik açıklayamam. Ama şimdi açıklamamam önümüzdeki süreçte açıklamayacağım anlamına gelmez.

NOT 3: İzmir’de yeni trend Kültürpark’ta bağırıp çağırma… Böylece hem stres atılıyor hem de millete çeki düzen veriliyor. Yarından itibaren ben de denesem mi? Tabii benim kimseye çeki düzen verecek ne gücüm var ne unvanım.

NOT 4: İzmir medyasında da yeni bir trend oluşmuş: Top arkadaşlığı.

NOT 5: İzmir İl Disiplin Kurulu Buca Meclis üyesi Levent Köstem için getirilen tedbirli disiplin talebini reddetmiş. Bu durum CHP İzmir siyasetinde önümüzdeki günlerde hızlı gelişmelerin olacağına işaret…

YENİGÜN 19 - 06 - 2009

17 Haziran 2009 Çarşamba

Ne diyeyim ben!

Konak Belediyesi Meclis Üyesi Mesut Ak telefon ile aradı ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ersu Hızır ile aralarında geçen küçük bir dialogu anlattı. Ersu Hızır’a göre ben, yani bizzat bu yazıyı kaleme alan köşe yazarı, Mesut Ak ile arkadaşlarına sinirlenmişim ve bunu son yazılarımda ifade etmişim.
Kime sinirlenmişim diye baktım, son 2 hafta içinde yazdığım yazılara. İki konu var öne çıkardığım.
Birincisi Karabağlar’daki metropolitan aktivite merkezi. Bu iş ile Konak Belediyesi Meclis üyesi Mesut Ak’ın bir ilişkisi olamaz. Kimler olduğunu biliyoruz üstelik.
İkincisi CHP İzmir il yönetimi içerisinde olan bazı hareketli isimlerin oynadıkları tiyatrolar. Mesut Ak’ın bu yapı ile de bir ilişkisi olamaz. Olması mümkün değil. Kemal Karataş’a yakın ve eski il yönetim kurulu üyesi olan Mesut Ak’ın, hâlihazırdaki CHP İl Başkanı Rıfat Nalbantoğlu ile yakın bir ilişkiye girmesi mümkün değil. Nalbantoğlu bulsa, Mesut Ak’ı bir kaşık suda halleder. (Halletme fiili bu cümlede özel anlamı içerisinde kullanılmıştır. Bu fiilin pratiğe uygulandığı süreçte, o çevrede olmamaya özen göstermek gerekir.)
O zaman Mesut Ak ile İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ersu Hızır’ın “sizinkiler” tanımlamasını bir araya getiren ne? Aslında çok açık.
Ersu Hızır, Mesut Ak’ı hala CHP İzmir il yönetiminde sanıyor. Bir kentin yönetiminin en tepe noktasındaki şehri-i eminin birinci adamının İzmir il yönetiminin bugünkü yapısından ve yönetim kurulu üyelerinden haberdar olmaması ciddi bir soru işareti.
Bunları, İzmir Seviye Belirleme Sınavı’na soksak, geçer not alacaklarından emin değilim. Hızır, 6. sınıflar sınavında başarılı olabilir. Kocaoğlu da belki 7. sınıf sınavında. Ama her ikisinin 8. sınıflar için düzenlenen sınavda çakacaklarından adım gibi eminim.

***

Kocaoğlu yarın Yunanistan’ın merkez bölgesinde bulunan Volos kentini ziyarete gidiyor. Maiyetindeki bir grup ile Yunanistan’a çıkarma yapacak olan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Kocaoğlu’nun Volos’ta çok dikkatli olmasını tavsiye ederim.
Neden mi?
Sfina gazetesinden Spiros Karacaferis, Kathemerini Gazetesi’nden Nikos Xidakis, Eleftherotipia Gazetesi’nden Stratis Balaskas, Ethnos’tan Kostas Mardas, Ta Nea’dan Pavlos Chimas’ın da izleyeceği toplantıda neler olur, bilinmez. Belki, NTV’den Stelyo Berberakis Kocaoğlu’nu ortaya çıkacak olası bir soru kaosundan kurtarabilir. O da Stelyo’nun Atina’daki geniş sosyal ilişki ağlarını doğru ve zamanında oturtması ve dahi bu toplantıya yetişip yetişmemesine bağlı… Atina’dan kuzeye 270 kilometre, hayli uzun bir yol. Stelyo şöyle de düşünebilir: “İzmir Büyükşehir Belediyesi basın danışmanlığı zaten bu gezinin haberlerini anında ballandıra ballandıra tüm medya merkezlerine geçecektir. Gerekirse haberi oradan da alırız.”
Doğru bir düşünce olabilir… Zaten İzmir medyası da böyle yapmıyor mu?

NOT: CHP İzmir il yönetim kurulu üyelerinin dikkatine: Ben kimseye selam göndermiyorum. Benim adımı kullanarak “Süleyman size selam gönderdi” gibi triplere kanmayın. Yazdıklarım çerçevesinde il yönetim kurulu üyeleri içinde özellikle toplantılarda şahsıma karşı ses tellerini aşırı kullanan arkadaşları (zaten hepiniz biliyorsunuz) pek dikkate almayın. Zira onların son kullanım tarihleri üzerinden hayli zaman geçti. İl sekreteri Hüseyin Mutlu Akpınar’a yönelik tespitleri ise ciddiye bile almıyorum. Akpınar CHP İzmir İl yönetiminin bana yolladığı açıklamaya kurumun il sekreteri olarak imza attı. O kadar…

YENİGÜN 17 - 06 - 2009

15 Haziran 2009 Pazartesi

Başkanlar nerede?

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ile ilçe belediye başkanları arasındaki gerilimin artacağını bekliyordum. Ancak bu kadar çabuk değil.Konak Belediye Başkanı Hakan Tartan ile Aziz Kocaoğlu arasındaki çatışma bu sürecin beklediğimizden de çabuk gerçekleşeceğini gösteriyor.
Büyükşehir sınırları içindeki ilçe belediye başkanlarının Kocaoğlu’na karşı bugün için olan tavırları nasıl:
1 – Kocaoğlu’na derinden bağlı olanlar: İki ilçe belediye başkanı.
2 – Kocaoğlu’na net karşı olup bunu kamuoyu önünde de ortaya koyanlar: Bir ilçe belediye başkanı.
3 – Kocaoğlu’da karşı olup şimdilik bu konuyu gündeme getirmeyenler: Sekiz ilçe belediye başkanı
4 – Kocaoğlu’na fikir anlamında karşı olanlar ancak genel merkezdeki siyasi ilişkilerine göre tavır belirleyecek olanlar: Üç ilçe belediye başkanı.
5 – Kocaoğlu ile başka nedenlerle şimdilik çatışmaktan kaçınanlar: İki ilçe belediye başkanı.
6 – Kocaoğlu’na karşı net tavırları bilinmeyenler: Dört ilçe belediye başkanı.
Bu tablodan şöyle bir sonuç çıkıyor.
Büyükşehir’e bağlı 21 ilçeden CHP’li olan 20 ilçede dokuz ilçe belediye başkanı aslında Kocaoğlu’na karşı net biçimde tepkili.
Geriye kalan 11 ilçeden 3’ü genel merkeze göre hareket edecek. Ve gördüğümüz kadarıyla onların da tepkisi giderek öne çıkıyor.
Çatışmaktan kaçınan iki belediye başkanının ne yapacakları konusunda bugünden bir şey söylemek zor. Ancak büyükşehirden beklediklerini alamadıkları takdirde muhalefet bayrağını ilk açacak belediye başkanlarının da onlar olduğu kuşku götürmez.
Şimdilik tavrı belli olmayan belediye başkanlarının yüzde 50’sinin Kocaoğlu’na karşı olabileceklerini dikkate aldığımızda şu sonuç ortaya çıkıyor.Gerçek bir çir çatışma başlaması halinde Kocaoğlu karşıtları belediye başkanları süreç içerisinde 20’de 16 olacak.
Ve eğer başkanları kendi aralarında ortak bir tavır geliştirmeyi ve “ben bu hareketin lideri olmalıyım” şeklinde bir bakış açısı sergilemeyi arka plana atarlarsa, önümüzdeki sürecin Kocaoğlu için kolay olmayacağı açık ve aşikar.
Bazı sivil toplum örgütü liderlerinin de büyükşehir belediye başkanına bakışlarını ve oluşacak siyasi atmosfere destek verebileceklerini düşündüğümüzde “her şeyi bilen” şehr-i eminimizin ne yapacağını merak ediyorum.

NOT 1: Aziz Kocaoğlu kardeşi adına otopark yapıyor. Nasıl mı? İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2009 yatırım programında 5 otoparkın yapımı var. Kültürpark Yer altı Otoparkı, Buca Kasaplar Meydanı Yer Altı Otoparkı, Üçkuyular Terminali Katlı Otoparkı, Hatay Pazaryeri Katlı Otoparkı ve Hasan Tahsin Otoparkı. Kocaoğlu, Hasan Tahsin’in ağabeyi olduğuna göre, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı kardeşi adına otopark yaptırmış oluyor. Bu notu lütfen Aristo mantığı açısından değerlendiriniz.

NOT 2: İl yönetiminin gönderdiği açıklama ve kaleme aldığım yazı ses getirdi. Parti içinde ve dışındaki birçok grup bu tavrın benim cesaretimi kırmaması gerektiğinin altını çizdiler. Hiç öyle bir niyetim yok. İşimiz eleştiri, gücümüz gerçekler.

YENİGÜN 15 - 06 - 2009

12 Haziran 2009 Cuma

N’olacak şimdi

Dün CHP il yönetiminin tekzibini alınca, “İşte doğum günümde bana verilecek en iyi hediye” diye düşündüm.
“Sn. Abdi KARAGÖZOĞLU Yenigün Gazetesi Yazı İşleri Müdürü…
Gazeteniz köşe yazarı Süleyman GENCEL ’in 29 Mayıs 2009 Tarihli ve "Tesadüfi Konuşma" başlıklı köşe yazısının son bölümünde "Not 1" de yazmış olduğu ve "Son günlerde bazı il yöneticilerinde hararetli çalışmalar görüyorum. Özellikle Büyükşehir ihaleleri ile ilgili olanların sayıları artmaya başlamış" cümlesi yer almaktadır.Öncelikle, yalnızca İzmir’ de on binlerce üyesi bulunan CHP’nin İl Yönetim kurulu üyelerinin tamamını zan altında bırakmıştır.Kaldı ki, CHP İzmir İl Yönetim Kurulu üyeleri ihale takipçisi gibi gösterilerek, kamuoyu önünde hem yöneticilerimiz hem de partimiz küçük düşürmek istenmiş ve yazıda ima ederek de olsa hakaret ve suçlama yapılmıştır.
CHP İzmir İl Yönetim Kurulu üyelerinin her biri saygın ve toplumda sayılan insanlardır. Yöneticilerimizin, köşe yazısında belirtildiği gibi ihale takipçisi ve iş takibi yapan kişiler gibi gösterilmesi kabul edilemez bir durumdur. Bu türden suçlamalar yapmak, insan onuruna ve kişiliğine direk olarak saldırıdır. Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Yöneticilerinin tamamının İzmir için çalışan dürüst, saygın ve ilkeli isimlerden oluştuğunun altını bir kez daha çizerek; Yazıda konu hakkında hiç bir gerçekçi kanıt veya belge sunulmadan, sadece tüm yönetim kurulu üyelerimizi zan altında bırakmak için yazıldığı anlaşılan suçlamalar ve buna bağlı olarak CHP kimliğine yapılan saldırılardan dolayı tüm hukuki haklarımızı saklı tutarak, tarafınıza ve Gazeteniz Köşe Yazarı Süleyman GENCEL’ e gönderdiğimiz bu tekzip metninin Süleyman GENCEL’ in yazacağı ilk köşe yazısında, Gazetenizde yayınlanması hususunun; Gereğini rica ederiz. CHP İzmir İl Yönetimi Adına Hüseyin Mutlu Akpınar, CHP İzmir İl Sekreteri”
CHP İl Başkanı Rıfat Nalbantoğlu ile birlikte tam 21 kişi CHP İzmir il yönetimi. Öncelikle Yenigün’ün Genel Yayın Yönetmeni Abdi Karagözoğlu’nu tenzi-i rütbe yapmışlar ve Yazı İşleri Müdürlüğü görevine indirmişler.Bir cümle yazmıştım. Bir çuval açıklama göndermişler. Yani nottan tekzip yedim ya. Bu biraz şuna benziyor. Eğer yaptığınız tespite birileri çok bağırıyorsa bilin ki en çok bağıran en fazla işin içinde olandır.
Neyse yazdığım cümle için bazı il yöneticisi arkadaşlar, “belgen var ise yayınla, o zaman icabına bakarız” dediler. Rüşvetin, iş takipçiliğinin belgesi öyle her zaman kolay bulunmuyor. Zaten bu tür işlerin belgesi olsa ve bu belgelere kolay ulaşılsaydı, Türkiye’nin yarısı konut ve işyeri, diğer yarısı ise cezaevi olurdu. Neyse bu tekzipten de anlaşılacağı gibi bundan böyle gözüm CHP il yönetiminin üzerinde olacak.Bu işlerden gerçekten rahatsız olan il yöneticisi arkadaşlara buradan sesleniyorum. Elime bir belge geçirdiğim ve yayınladığım anda bütün sorumluluk size aittir. Artık bu şahısları asar mısınız, katlayıp derin dondurucuya mı koyarsınız, bilemem. Bunu benden çok sizlerin istediğini de iyi biliyorum.

NOT 1 : Konak Belediye Başkanı Hakan Tartan, Ahmet Sarışın döneminden itibaren medyaya sürekli malzeme olan jakuziyi tamamen söktürmüş, odayı başka amaçlarla kullanılacak hale getirmiş. Sarışın’dan sonra başkan olan Erdal İzgi ve Muzaffer Tunçağ’ın karşı olmaları ve basın açıklamaları yapmalarına rağmen jakuziyi bugüne kadar neden kaldırmadıklarını anlamadım. Üstelik eski başkan Muzaffer Tunçağ jakuzinin yanına bir de küvet koydurmuş.

NOT 2 : Hakan Tartan’ın eşi Aynur Tartan İZFAŞ’taki görevinden ayrılmış ya da ayrılma aşamasında.

YENİGÜN 12 - 06 - 2009

10 Haziran 2009 Çarşamba

Karabağlar’da top Sıtkı Kürüm’de

Karabağlar’daki metropolitan aktivite merkezi konusundaki tartışmalar giderek büyüyor. Bu işin bir boyutu büyükşehir, diğer boyutu ise Karabağlar Belediyesi’nin kendisi. Karabağlar Belediyesi kısa bir süre sonra bu işi meclise getirecek bu planın 1000’liklere işlenmesi konusunda karar alacak.Bu kararın geçmesi için büyükşehir belediye başkanı Aziz Kocaoğlu’nun devrede olduğu biliniyor. Ancak konu kamuoyunda tartışılmaya başlandığına göre Karabağlar Belediye Başkanı Sıtkı Kürüm’ün atacağı adım daha da önem kazandı.
Kürüm’ün bu konuda arada kaldığı kesin. Bir tarafta yasal süreç, diğer tarafta “imzala” baskısı.Bakalım Sıtkı Kürüm ve Karabağlar Meclisi bu konuda nasıl bir karar alacak? Ancak konu yazılmaya ve İzmir’de tartışılmaya başlandığına göre Kürüm’ün eli biraz olsun rahatlamıştır.Tabii eğer haberdar ise CHP İzmir İl Başkanı Rıfat Nalbantoğlu’nun da atacağı adımlar önemli.

***

Almanlar bile Kocaoğlu’nun Balçova teleferik tesislerindeki telleri değiştirimeyeceğini fark ettiler. Büyükşehire gelip, “Siz yapamıyorsunuz, verin bari bu işi biz yapalım ve işletelim” demişler. Bu kadar bekleyen bir yatırımın taliplisi olacaktır.Büyükşehir belediye başkanının bu konuda neler düşündüğünü bilemiyorum. Sosyal belediyecilik çerçevesinde hangi adımı atacak? Özelleştirme mi yapacak yoksa “Ben buradan kurtulmak istiyorum” diye düşünüp satacak mı?Aslında büyükşehir noktasından baktığımızda kasada para kalmadıysa birkaç şeyi elden çıkarmak gayet normal karşılanmalı.

***

Konak’taki gökdelen için düğmeye basıldı. Hem de önce AKP’liler tarafından. Söylemiştim. Bu iş mahkemeye kadar gider. Sadece AKP’liler değil, bazı CHP’liler de mahkeme yolunu gözlüyor. Bunlar arasında çok önemli isimler de var. Üstelik aynı isimler Basmane’deki çukur konusunda da yeni adımlar atmaya hazırlanıyorlar. Bunlardan daha önemlisi İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun bu kadar sorun altından nasıl kalkacak acaba?

***

NOT : Gazetecilikte yeni trend: Kordon’da çanta taşımak…

YENİGÜN 10 - 06 - 2009

8 Haziran 2009 Pazartesi

Gündemi belirleyecek gelişmeler

Konak’ta yapılacak gökdelenin önümüzdeki süreçte önemli bir tartışma noktası olduğunu bir önceki yazımda vurgulamıştım. Gelişmeler gökdelen sorununun daha da büyüyeceğini işaret ediyor.
Peki bundan sonra ne olacak?
Konak Meclisi’nin aldığı karar büyükşehir meclisinde oylanacak. Zaten gökdelenin bu şekilde geçmesini bizzat Kocaoğlu istediği için bir sorun çıkmayacak.
Ardından alınan karar SİT Kurulu’na danışılacak.
Burada SİT’in nasıl bir tavır alabileceğini kestirmek zor. Olumsuz karar verirse her şey sil baştan. Olumlu karar verir ise gökdelenin yapımına ait karar askıya çıkılacak ve itiraz süreci başlayacak.Mutlaka itirazlar olacaktır. Ancak bunların tamamı belediye tarafından reddedilecek.Gökdelenin bu şekilde yapılmasına karşı çıkanların o aşamadaki tek çareleri yasal sürece başvurmak olacak.
Daha bugünden üç meslek odası ve birkaç avukat bu konuda şimdiden hazırlığa başladılar bile.
Önümüzdeki aylarda biz bu konuyu daha çok tartışacağız.
Karabağlar’daki arazi ise daha meclise gelmedi. Ancak geldiğinde büyük gürültü koparacak gibi. Herkesin gözünün bu arazi üzerinde olduğunu buradan belirtmeden geçemeyeceğim. Gelen e-mailleri ve telefonları dikkate aldığımda, birçok insanın bu konuda bilgi sahibi olduğunu, ancak konu gündeme gelmeden düğmeye basmayacakları düşüncesi öne çıkıyor.Karabağlar’da Eskiizmir’deki arazinin kamuoyunda tartışılmaya başlaması halinde birçok isme sıkıntı vereceği de açık.
Onlar tartışacak, biz de kaleme alacağız.

NOT 1: Cumartesi günü yerel eklerden birinde bir köşe yazarının yazısını okudum. Bir gazeteci ile konuşmuş ve ondan aldığı bilgileri köşesinde kullanmış. Köşe yazarının gazeteci ile karşılıklı sohbetini merak ettim ve okumaya başladım. Ama aniden durdum. “Allah Allah” dedim kendi kendime. “Ben bu cümleleri hatırlıyorum.” Emin olmak için köşe yazarına bilgileri veren gazetecinin www.kentyasam.com adlı internet sitesindeki yazısına baktım bir kez daha. O da ne. Köşe yazarının yazısı ile gazetecinin yazısı noktasına virgülüne kadar aynı. Buna İngilizce’de complete plagiarism, Osmanlıca’da “intihal” denir. Bari köşe yazarı olarak “Gazetecinin şu tarihte, şu internet sitesindeki iki önemli yazısı İzmir siyaseti, özellikle AKP kanadı için çok bilgilendirici, aynen aktarıyorum” de, bari durumu kurtar.

NOT 2: İzmir Ankara yolunun haziran ayın sonunda kapanması gündemde. Bornova – EVKA 3 arasındaki tünelin bitirilmesi için Ankara yolunun kazılıp tünelin yapılması gerekiyor. Kocaoğlu metro konusunda sürekli açıklama yapıyor, Bozoğlu’nu suçluyor. Ancak bir taraftan iş devam ediyor.

NOT 3: Bayraklı sosyetesinden Hasan Tahsin’in (Bayraklı ilçesine Bornova’dan bağlanan Manavkuyu bölgesine sosyete mahallesi denilmeye başlanmış) son bir iki gündür yazılarını göremiyorum.

YENİGÜN 08 - 06 - 2009

5 Haziran 2009 Cuma

İlginç gündem

Ne oldu da birden bire ilçe belediyelerinde bazı gökdelenler ve aktivitasyon merkezlerinin 1000’lik planların çıkarılması konusunda hareketlenme başladı. Bunların 5000’likleri daha önce seçim öncesi Büyükşehir meclisinden geçmişti.Konak’ta bir gökdelenin yapılması yönünde hukuk komisyonuna apar topar getirilen bir proje var. Gerçi Çarşamba günü Konak Hukuk Komisyonu, bu aniden ortaya çıkan projeyi 5’e 5 reddetti. Aslında Konak’ın seçimden önceki meclisi bu projeyi onaylamış, SİT Kurulu’ndan geri dönmüştü. SİT kurulu yoğunlaşmayı gerekçe göstererek projeyi iade etmiş, “şunu doğru dürüst yapın” demişti.
Konak Hukuk Komisyonu yeni gelen dosyada SİT kurulunun isteklerinin gerçekleşmediğini görünce 5 kişi olarak bu işe ret verdi.Ardından konu meclise geldi. Mecliste de hayli sert tartışmaların yaşanması bekleniyor. Yazar bu satırları kaleme alırken, Konak Meclisi devam ediyordu.Ancak bu gökdelen inşaatı en az metro inşaatı gibi İzmir’de bir sorun olarak karşımıza çıkacak görünüyor. Tabii ki Konak Meclisi’nin alacağı karar doğrultusunda.
Gökdelenin yapımına kimler izin veriyor, kimler meclis üyelerine baskı kuruyor?
Bu soruların hemen hepsi yanıt bulacaktır önümüzdeki günlerde.Karabağlar’da ise bir büyük alışveriş merkezi olması planlanan ve Büyükşehir’de hazırlanan 5000’liklere öyle geçirilen 13 bin metrekarelik alanın büyük bir alışveriş merkezine tahsisi gündemde. Karabağlar Belediyesi Meclisi de bu konunun çabuk bir şekilde hallolması için hareket halinde.
Beni asıl merak ettiren, dürüst belediye başkanımız Aziz Kocaoğlu’nun geçirdiği 5000’liklerin ilçe belediyelerinden de süpersonik hızla geçmesi konusunda oluşan aşırı duyarlılık. Son bir uyarı ilçe belediyeleri meclis üyelerine… Şakran’da denize nazır 5 yıldızlı yepyeni bir otel yakında işletmeye açılacakmış. Bu otelde kalmak isteyenlerin işlemlerini yaptırmak için Cumhuriyet Bulvarı No:1 Konak / İZMİR adresine başvurmaları yetiyor.

NOT 1: Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği bugün Çiğli’de evrensel kooperatifçilik sempozyumu düzenliyor. Sempozyumun ana konusu giderek tekelleşen zeytinyağı firmalarına karşı üreticinin ve üretici kooperatiflerinin duruşu. Bence çok önemli bir sorun. İzmir’in bu işe sahip çıkması şart.

NOT 2: Çiğli alt geçitleri yeni bitirildi ve görkemli bir tören ile açıldı. Bir de baktık ki yepyeni yolda geniş bir çukur açılmış, çalışma yapılıyor. Bu yolun ve alt geçitlerin yapımı için Çanakkale yolu 1 yıl kapatıldı. Yolun alt yapı çalışmaları o zaman bitirildi ise bu kazı neyin nesi?

NOT 3: Bergama eski Belediye Başkanı Sefa Taşkın’ı bir vesile ile aradım. İstanbul’da oğlunun evinde vileda ile yer siliyormuş. Sayın Kocaoğlu’nun dikkatine…

YENİGÜN 05 - 06 - 2009

3 Haziran 2009 Çarşamba

Yatırım turu

Bir İzmirli gazeteci olarak kente yeniden gelen bir İzmirli gazeteci ile birlikte Büyükşehir’in son 5 yıl yatırımlarını dolaştık. Ben niye dolaştırdım anlamadım.
Ben Büyükşehir’in basın danışmanı mıyım?
5 yıllık yatırımı dolaşmak toplam 4 saatimize maloldu. Koskoca İzmir’de 5 yılda yapılan cazibe merkezlerini dolaşmak topu topu 4 saat. Üstelik biri Güzelyalı’da, diğeri Sasalı’da öbürü Bornova’da…
Yani turun büyük bölümü yollarda tükendi.
Bu arada Bayraklı’nın yeni cazibe merkezi Barış Anıtı’nı bile ziyaret ettik. Hatta Köfteci Remzi’de yemek bile yedik.
Adnan Saygun güzel bir proje. Ancak hem içeride hem de dışarıda kullanılacak o kadar alan var ki. Büyükşehir yönetimi bu mekanlar için proje hazırlıyormuş. Eylül ayı ile birlikte harekete geçeceklermiş.
Böyle bir yapının haftada bir konser için kullanılması gerçekten üzücü.
Havagazı fabrikası ise daha çok kafe tarzında. Oradaki alanların da nasıl kullanılacağı halen bilinmiyor.
Kocaoğlu tüm enerjisini Sasalı’ya vermiş. Vermekle de iyi yapmış. Salı günü olmasına karşılık hayli kalabalıktı. Proje çok iyi, görüntü de öyle. Hele tropik bölge gerçekten görülmeye değer.
Ancak Kocaoğlu kapısının arkasında olan ve kendisine göre yüzyılın yatırımı sayılan Homeros’a dönüp bir kez daha bakması ve şöyle demesi gerekiyor: “Ya ben bunu neden yaptım?”
Bilen varsa söylesin.
Çevre düzenlemesi yetersiz. Göletler pislik içerisinde. Birkaç bira içen adamdan başka kimse yok. Küçük bir kafe bile çok görülmüş yüzyılın yatırımına.
İşletmesi Karşıyaka Belediyesi’nden Bayraklı Belediyesi’ne geçen Dünya Barış Anıtı ise ilgi bekliyor. Olay çok yeni olduğu için eleştiride bulunamıyorum.
Ancak Hasan Karabağ’ın Barış Anıtı’nı canlandırması şart.

* * *
Eski başdanışmanı İlknur Denizli ile Büyükşehir Belediyesi’nin hummalı çalışma yaptığı Şair Eşref Bulvarı’nda karşılaştık. Yoldan kaldırıma geçmek için uygun bir ortam arıyordu. Tabii benim gibi biri ile böyle bir ortamda karşılaşmak hiç de istediği bir şey değildi. Müteahhit kaldırımları yapmış ancak nedense engelli vatandaşlar için hazırlanan yol ile kaldırım arasındaki eğimli bölgeye çakıl taşı dökülmüş. Sanırım bu durumun engelli vatandaşlara daha çok yardımcı olacağını düşünmüş büyükşehir müteahhiti… Engelli vatandaşlara engelli eğim bir anlamda… Yolun ortasındaki yeni düzenlenen yeşil alanın TEK tarafından bozulması ise bir başka vahim olay… Bu kentin il koordinasyon kurulu yaz gelmiş, uykuya çekilmiş gibi… Büyükşehir yapıyor, 1 hafta sonra TEK bozuyor, büyükşehir yeniden yapıyor, bu kez İzmirgaz bozuyor. Yap boz oyunu yani. Sonra da belediyede para kalmadı, işçi maaşlarını indirelim diyorlar. O bölgenin yeniden yapılması ve çimlendirilmesi için harcanacak para ile 1000 işçi geçinirdi.

NOT : Kocaoğlu yeniden sigaraya başlamış. Bazı kokteyllerde arka arkaya sigara tüttürdüğü konuşuluyor

YENİGÜN 03 - 06 - 2009

1 Haziran 2009 Pazartesi

2 yıl gecikme mi?

Yazmadım diye unutacak değilim tabii ki... Geçtiğimiz ay İzmir basınında bir haber vardı. “Can güvenliği nedeniyle kapatılan Balçova teleferik tesisinin, yenilenip yeniden devreye sokulması en az 2 yıl sürecek.”
Haber şöyle devam ediyordu:
“Elde örnek bir şartnamenin olmaması nedeniyle Kamu İhale Kurumu’nca iptal edilen ihalelerin iptal gerekçelerini mercek altına alan Büyükşehir Belediyesi ihaleye çıkmadan önce kurulacak tesisle ilgili olarak proje çizimi için hazırlıklara başladı. Projenin en geç 3 ay içinde tamamlanacağı öğrenilirken yaşanan olumsuz gelişmenin adından en iyimser tahminle teleferik tesislerinin yapım ihalesine 2008 yılının ikinci yarısında ancak çıkılabileceği ifade edildi. İhalenin sonuçlandırılıp yapım işine başlanmasının ise 2008 yılı sonunu bulacağı ve en erken 2009 yılı sonlarına doğru tamamlanabileceği öğrenildi.”Gerçekten İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde zamanında tamamlanan bir iş var mı diye düşünmeye başladım. Haydi diyelim metro yeni bir çalışma.
İyi de bu teleferiğin direkleri var zaten. Sadece teller değiştirilip kabinler yenilenecek. Büyükşehir bu kadar zorlanıyor ise, verelim birkaç yüz metre kablo, iş bitirsinler. Zaten kabinleri yapan firma da İzmir’de... Onlar da herhalde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’nın isteğini kırmaz, gece gündüz çalışırlar. Bir iki ayda teslim ederler kabinleri. Zaten kaç tane kabin yapacaklar ki...
2 yıl ya... Millet iki yılda gökdelen inşa ediyor. Vallahi insaf...
Bir sonraki dönem yani 2014’te büyükşehir belediye başkanı olacak kişiye buradan sesleniyorum. Büyükşehir belediyesinin bugünlerdeki yatırımlarını not ediniz. Nasılsa bu yatırımların açılışları sizin zamanınızda olacak. Böylece gerekli bilgi elinizde hazır olur.

NOT 1 : Bundan sonra bir okunacak köşe yazarı daha çıktı. Sabah’ın Ege Bölge Temsilcisi Ünal Ersözlü de Sabah gazetesinde günlük yazılarına başlamış. Kendisi, “Merhaba, Hoş bulduk” diyor da sorarlar sonra yazara “Kardeşim, merhaba ya da hoş geldin diyen oldu mu” diye... Neyse okuyalım bakalım, bundan sonra İzmir üzerine neler yazıp çizecek Ersözlü kardeşim.

NOT 2 : Büyükşehir’de temizlik, park ve bahçeler konusunda sözleşme imzalayan taşeron firmaları mercek altına almakta yarar görüyorum. Belki bu şirketler bize bazı ipuçları verirler İzmir ve İzmir siyaseti üzerine.

NOT 3 : Belediye başkanlarının Çeşme toplantıları nasıl geçti merak ediyorum. Beni ilgilendiren bu toplantıda alınıp kamuoyuna sunulan kararlar değil. Birbirleri ile husumet içerisinde olan başkanlar bu iki günü acaba nasıl geçirdiler? Çok yakında öğreniriz. Zira CHP’de iki kişinin bildiği şey kamuoyuna maledilmiş demektir. Burada 30 kişiden bahsediyorsak, oradaki tüm tartışmalar zaten kamuoyu gündemine düşecek demektir.

YENİGÜN 01 - 06 - 2009