Follow by Email

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

12 Nisan 2003 Cumartesi

Cevap hakkımı kullanıyorum

İzmir TV'deki programa benim sayemde katılan Alaattin Yüksel, Hamdi Türkmen'in, "Süleyman Gençel'in yazdığı gibi büyükşehire aday mısınız" sorusuna, "O'nun yazdıkları yalan" yanıtını verdi. Bir yalancı gazeteci olarak, yazıyı kaleme aldığım geceye bir daha dönelim o halde.
Yer Balçova Termal Tesisleri. CHP tarafından verilen yemek davetinin nedeni, CHP İzmir Milletvekili Hakkı Akalın'ın, Haber EKSPRES çalışanı gazetecilerle tanışması, fikirlerini aktarması, medya ile yakın diyalog kurması. Dolayısıyla bir dost toplantısı değil, yarı resmi bir iş yemeği... Yemeğe katılanlar: Haber Ekspres Gazetesi çalışanları, Süleyman Gençel, Macit Sefiloğlu, Uğur İşven, Halime Sürek Kahveci, Hasan Tahsin. CHP Milletvekili Hakkı Akalın, CHP Narlıdere Belediye Başkanı Abdül Batur ve CHP Milletvekili Danışmanı Yücel Özen... Yemeğe oturduğumuz anda başlayan tartışma, tabii ki Konak Pier. Alaattin Yüksel, Ahmet Piriştina'ya karşı yoğun bir saldırıya başlıyor. Herkes şaşkın. Piriştina'yı Pier konusunda psikolojik problemli olmakla suçluyor. Pier'in en kısa süre içinde açılması gerektiğini Piriştina ve İzgi'nin engelci olduğunu savunuyor. Hukuksuzluğu öne çıkaran Yüksel'e karşı, gazetecilerden homurtular yükseliyor. Sonunda şu tespiti yapıyorum. "Tamam Alaattin Yüksel. O zaman büyükşehir belediye başkanlığına aday olun, kazanın, koltuğa oturduğunuz ilk gün Konak Pier'i açın." Yanıt gayet açık. "Tabii ki başkan olduğum ilk gün açacağım." Uğur İşven, bu yanıt karşısında uyarıda bulunuyor: "Ne söylediğinizi biliyorsunuzdur umarım. O koltuğa oturduğunuz gün, bu söylediklerinizin pratiğe geçmesini isteyecekler. Unutmayın, teori ile pratik her zaman uzlaşmaz. Ancak, bu gece söylediklerinizin hesabını sorarlar sizden..." Devreye Abdül Batur giriyor. "İl Başkanım, meseleyi bilmiyorsunuz. Konak Pier'de mülkiyet sorunu var. Ben de Konak Belediye Başkanı olsam, bu anlaşmanın altına imza atmam. Bu büyük bir suçtur. Sonuçta tecili yoktur bu davanın, yatarsınız." Tartışmanın kendi aleyhine döndüğünü gören ve hasta olduğu gerekçesiyle masayı terkeden Alaattin Yüksel konusundaki tartışma, kendisi ayrıldıktan sonra da sürdü. Gazetecilerin, belediye başkanının ve milletvekili danışmanının Yüksel'den farklı olarak konuya yaklaştıklarını gören Hakkı Akalın, "Pier konusunda yeterli bilgi ve donanıma sahip değilim. Ankara'ya döndüğümde bu konuda gerçek bir dosya hazırlanmasını isteyeceğim" dedi. Peki, Alaattin Yüksel neden bu kadar taraflı? Pier'de olan Liman Kafe'nin işletmecileri, CHP il yönetim kurulu üyeleri. Alaattin Yüksel de bu kafeden çıkmıyor. Hatta, CHP toplantılarını bu kafede düzenleniyor. Buna karşılık yeterli bilgiye sahip olmaması da, çok üzücü. Önceki geceki programda Erdal İzgi tarafından "bilgisizlikle" suçlanan Yüksel, psikolojik problemli olarak gördüğü Piriştina'nın açıklamalarını gördükten sonra çark etti, "Sayın Piriştina bizi aydınlattı" yorumunda bulundu.İlginç bir büyükşehir belediye başkanı adayı ile karşı karşıyayız. Buradan herkese uyarı. Alaattin Yüksel ile görüşecekseniz, benim gibi yanınızda birkaç kişi olsun. Aksi taktirde, ispatta zorlanırsınız. Yüksel ile yalnız görüşecekseniz, yanınızdan teybinizi de eksik etmeyin. Söylediklerini daha sonra inkar ediyor.

HABER EKSPRES 12 - 04 - 2003

3 Nisan 2003 Perşembe

Vah zavallı İzmir vah!

Hukuksuzluğun yılmaz savunucu başlıklı dünkü yazıma, tepkiler hayli yoğundu. Bir bölümü CHP İl Başkanı Alaattin Yüksel'in, Konak Pier konusunda gösterdiği tavrın kendilerinde hayal kırıklığı yaşattığını belirterek, "Kamuya açık konuşmalarda bu tavrı sergilemiyor" yorumunda bulunuyorlar. Bir bölüm partili ise bu bakış açısının Alaattin Yüksel'e uygun olduğunu dile getiriyor, "Daha önce arkadaşları uyarmıştık, ancak dikkate alınmadı. Şimdi görüntüler netleşti" diyorlar. Genel merkezden gelen tepkiler ise farklı: CHP, kişi ve kurum ayrımı gözetmeden hukukun üstünlüğü ilkesinden vazgeçmez, toplumsal yararı öne çıkarır, kamu önceliklerini dikkate alır.
İl Başkanı Alaattin Yüksel, böyle bir yazının kaleme alınmasından rahatsız. Yemeğe katılan bir gazeteciye yaptığı açıklamada şunları ifade ediyor:
"Dost meclisinde konuşulanların, yazıya dökülmesi, gazetecilik etiğine aykırıdır."
Dost meclisinde ifade edilenler ve kamuya aktarılanlar. Gerçek yüzler ve maskeler...
Üstelik tartışmanın yapıldığı yer, neden dost meclisi olarak tanımlanıyor? Ya da, konuşmanın başlaması sırasında, "Burada konuşulanlar kesinlikle yazılmayacaktır" uyarısı mı yapıldı?
Hayır...
Ancak bundan daha önemlisi, CHP İl Başkanı'nın Konak Pier konusunda söylediklerinin sohbete katılan tüm gazeteciler tarafından hayretle karşılanması. Hatta gazetecilerden biri, "Başkan olduğum gün Konak Pier'i açacağım" sözlerine karşılık uyardı:
"Alaattin Bey, bu tür sözler vermeyin. Başkan olduğunuz gün burada söylediklerinizi uygulamaya koymanız istenebilir. Bazı konular karşıdan farklı görünür, ancak içine girdiğinizde verdiğiniz sözleri yerine getiremeyebilirsiniz."
Bir taraftan kamuoyuna hukukun üstünlüğü ilkesini, demokrasiyi anlatacaksın, diğer taraftan "dost meclisleri"nde hukuku bir tarafa bırakacak, hukukun yanında olan bazı oda başkanlarını isim vererek suçlayacaksın.
Neyse, bu "dost meclisi"nden şu gerçekleri ortaya çıkardık.
1- Alaattin Yüksel, CHP'den büyükşehir belediye başkanı adayı olmayı iyice netleştirmiş. Sadece, genel merkezden sinyal bekliyor.
2- Koltuk telaşı insanları değiştiriyor.
3- Alaattin Yüksel, işadamlığı yanında iyi bir psikolog.
4- Alaattin Yüksel en çok Hıncal Uluç'u seviyor.
5- Yüksel başkan olursa, kendimize başka bir kent arayalım.
6- Vah, zavallı İzmir...

HABER EKSPRES 03 - 04 - 2003

2 Nisan 2003 Çarşamba

Hukuksuzluğun yılmaz savunucusu

Konak Pier, önümüzdeki süreçte daha çok tartışılacak gibi. Ancak, bu tartışmaların merkezine biri daha oturuyor. CHP İl Başkanı Alaattin Yüksel. Yüksel'in, Konak Pier konusundaki tavrı, bu konu ile ilgilenenler tarafından biliniyordu. Yüksel, çözümsüzlüğün arkasında Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Piriştina'nın olduğunu, Piriştina'nın Pier'e hiç destekte bulunmadığını ileri sürdü, hatta biraz daha ileri giderek Piriştina'nın, Pier konusunda psikolojik sorunları olduğunu söyledi.
Alaattin Yüksel'e göre olayı abartan, bu noktaya taşınmasına neden olan tek isim, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı.
Yüksel'in karşısında Konak Pier'deki hukuksuzluğun asıl sorun olduğu tespitini yapan beş gazeteci de Yüksel tarafından "Siz de çok Piriştinacı oldunuz" şeklinde değerlendirildi.
Yüksel bir adım daha ileri gitti ve Konak Pier konusunda meslek odalarının da, objektif olmadığını, bazı oda başkanlarının, Piriştina'nın maaşlı elemanları olduğunu iddia etti.
Tartışmanın yaşandığı saatlerde, Ahmet Piriştina'nın faaliyet raporuna Büyükşehir Meclisi'nde "evet" oyu veren CHP'nin İzmir İl Başkanı'nın, Ahmet Piriştina'ya yönelik eleştirilerinin bu kadar sert olmasının arkasında ne var?
Aslında çok açık.
Büyükşehir koltuğu.
Tartışmaya katılan gazetecilerden biri, "Madem Pier'in hukuk sorunlarını çözmeden açılmasını bu kadar istiyorsunuz, o zaman büyükşehire aday olun ve seçildiğiniz zaman açtırın" sözlerine ise şu yanıtı verdi Yüksel.
"Büyükşehir Belediye Başkanı olduğum ilk gün Konak Pier'i açacağım." İlginç...
Alaattin Yüksel, CHP'den büyükşehire aday olmuş, bu yetmiyormuş gibi kazanmış. Üstelik koltuğa oturduğu gün, Pier'i açacağını vaadediyor.
Bugüne kadar hukukun yanında olduğunu iddia eden, yolsuzluklara karşı olduğunu söyleyen CHP'nin hukuksuzluğu savunan anlayışa, teslimiyeti mi bu?
CHP'nin siyasi ittifaklar içinde kendine yakın gördüğü bazı meslek odaları başkanlarının da hukuk yanında yeralmaları nedeniyle, "maaşlı eleman" olarak tanımlanmaları, Yüksel'in aday olduğunu açıkça ortaya koyduğu yerel seçimlerde, CHP'ye büyük destek sağlayacaktır mutlaka. Anlaşılan, Alaattin Yüksel kendisine yakın bir gazeteci arkadaş bulmuş. Sabah'ıh ünlü kişe yazarı Hıncal Uluç.

HABER EKSPRES 02 - 04 - 2003